ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
İKİ MÜZE GEZDİM
Yayın Tarihi: 02 Ekim 2021 Cumartesi, 05:39
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Edirne'ye 'Müzeler Şehri'dir desek yalan olmaz. Ona yakın müzemiz var. Müze nedir? Eski zamanlardan yaşam kültürünü o devirlerden kalma eşya, taş yapıtlar, binalar ile o devrin yaşam tarzını bugünkü insanlara anlatmaktır. Tabi müzecilikte bu olay ekseri parayla olur, yani girişler parayladır ve müzeler para kazandıran kurumlardır. 
Dünyada ünlü müzeler vardır, Paris'te Louvre, Londra da British, Amerika da Metropolitan, Mısır'da Kahire müzeleri ünlü müzelerdir. Yıllar yılı bu müzeler ülkelerine para kazandırır, müzecilik bir yerde kazanç kapısıdır. Tabi eski saraylar, konaklarda kullanılmıyorsa bugün birer müzedir. Bugün bu yapıtlar herkese açıktır para kazandıran kurumlardır. 
Bugünlerde Edirne'mizde bu ortama girmiştir. İbadethanelerimiz, kervansaraylarımız, köprülerimiz çok güzel onarılıp hem kullanım amaçlı, hem müze amaçlı hale getirilmektedir. Bu konuda tek mağdur olan 67 yıl önce deprem sırasında harap olan, sonra yıkılan SAAT KULEMİZ. Bu kadar Vali, Belediye Başkanı gelip geçmesine rağmen bir türlü yapılamamıştır. Birde bu gün için antik eski eser niteliği olan eski ahşap evlerimiz yakılarak, bakımsızlıktan yok olmaktadır. Bunlar birer değerdir sahip çıkılmalı. 
Edirne bu çok güzel turist akınına uğruyor, gelen turist camileri gezip birde ciğer yiyip çekip gitmemelidir. O turist Edirne'ye para bırakmalıdır. O da nasıl olur? Eğlence, sportif faaliyetlerle, müze gezileri ile. Gelen kimse hiç olmaz ise Edirne'de bir gece konaklamalıdır. Turizmden amaç nedir, turistin parasını alıp para kazanmaktır, buda hizmetle bir şeyler satmakla olur. İşte burada en büyük rolü de müzeler oynamaktadır. 
Edirne bu günlerde müzecilik ortamına girmekle çok iyi yapmıştır. İki yeni müzemiz açılmıştır, biri Üç Şerefeli Cami'nin arkasında Saatli Medrese, diğeri Küçükpazar semtinde Sarı Cami'ye bitişik Necmi İğe Müzesi. Bir duyum aldık Peykler Medresesi de müze haline getirilecekmiş, çok sevindim. Birde oyuncak müzesinden bahis ediliyor. Hıdırlık tabyaları da müze haline getirilirse o zaman Edirne tam bir müzeler şehri olacak. Edirne'ye de bu yakışır zaten. 


Yeni açılan müzelerden ilk gezdiğim müze Saatli Medrese'de oluşturulan Fatih Sultan Mehmet Müzesi oldu. Medrese binası beşyüz yıllık taş yapıdır, harabe halindeydi onarıldı restore edildi şimdi gelinlik kız gibi oldu. Güzel birde bahçesi var. Orta yeri bahçe, yapı dikdörtgen şeklinde bir tarafı açık koridor oradan odalara giriliyor, odalar bir kapılı pencereleri var. Odalarda ocak ( şömine ) var, bahçeye güller ekilmiş. Müze olarak enteresan kısmı odalar çok güzel ışıklandırılmış eşya diye bir şey yok, odalarda konuların ifadesi minyatür resimler le ifade ediliyor. Bu müzenin enteresanlığı Fatih Sultan Mehmet'in bu medresede eğitim görmüş olmasıdır. Sultan Mehmet ile ilgili birçok konu minyatür resimlerle ifade ediliyor. Bazı minyatürler arka tarafından ışıklandırılmış çok güzel görüntü veriyor, bazı minyatürlerde hareketli yapılmış daha hoş görünüyor. Fatih Sultan Mehmet'in Edirne' de top yapımı, İstanbul'un fethi, toplarla kale duvarlarını yıkması, karadan denize gemilerin indirilişi, kale içinde çarpışmalar ve İstanbul'un fethi ve Ortaçağın kapanıp Yeni Çağın açılması, daha bir çok minyatürleri seyrederek müze gezimi tamamladım. Enteresan bir müzeydi, enteresan bir gezi oldu. 


 Şimdi gelelim ikinci müze gezisine. Bbu müze Küçükpazar semtinde Sarı Cami bitişiğinde daha önceleri Necmi İğe ailesine ait yapı olan yerde kurulmuş. Yapı eski şekliyle ahşap olarak restore edilip yenilenmiş, bugün müzeye çevrilmiş. Müze Etnegorafya müzesi. Necmi İğe kimdir ? Bir toprak ağasının çocuğudur, Edirne doğumludur, İstiklal Savaşı'na katılmıştır, İstiklal Madalyası sahibidir ve Edirne de ilk müzeciliği başlatan kimsedir.
Müzeye girişte geçit yerinden yapının avlu kısmına giriyorsunuz, bir kaç basamak indikten sonra karşınıza tek atın çektiği bir fayton çıkıyor, at heykel olarak bronz renginde plastikten yapılmış, birde sürücüsü olsa idi kompozisyonun noksan bir tarafı kalmazdı. 
Daha ilerledikçe bir set üstünde yine plastikten yapılmış bronz renginde tam boy bir davul ve zurnacı heykeli görülüyor, kusursuz iyi benzetilmiş. Daha ilerleyince konağın hamam kısmına rastlıyorsunuz, hamam mermerden yapılmış ve içinde peştamallara sarılmış bir kadın var. Daha sonraları, büyük iki kazan da yemek yapan iki şalvarlı kadın, ortalarında aşçı başı bir kadın heykeli, bronz renginde tam boyda. Bahçenin bir kenarında da bir bıçak bileyici heykeli. Bbahçenin zemini mermer kaplı ortasında su fışkıran bir havuz var. 
Gelelim konağın iç kısımlarına; iç kısımları çok güzel restore edilmiş, koridor beyaz, odalar ekseri pembe renkte, oda duvarlarına süslerde yapılmış. Müze bundan yüzelli yıl önceki Edirne'deki yaşamı anlatıyor. Odalar ağaç mobilyadan çok minder, sedir şilte yastıklar ile döşenmiş, tabi sehpa, masa, iskemleler var, örtü olarak oyalı, kanaviçe işlemeli örtüler döşenmiş. Odanın biri oturma odası, o günkü kıyafetlerle giydirilmiş cansız mankenler var. Diğer odada kız isteme merasimi yine cansız mankenler kullanılmış. Salonda o günkü kıyafetler ile tam boy bir gelin ve damat heykeli var. Camekan içinde, odalarda ve salonda bir sürü aksesuarlar var. Alt katta mutfak yemek yapan kadınlar, yan odada yer sofrası kurulmuş yemek yiyen ev halkı. Üst kısımda evin hanımı ve beyinin yatak odası, gelin ve damadın yatak odası, yüklük odası, o günkü eşya ve kıyafetlerle döşenmiş. Daha görülecek bir çok objeler. 
Noksanlıklar yok mu elbette var, müzenin giriş yerine buranın eski sahibi Necmi İğe'nin bir maskı konmalı ve alt kısmına da hayat hikayesi anlatılmalı idi. Avlu kısmındaki yapıtlar açıkta duruyor, yağmur, kar yağdığı zaman ve güneş altında hasara uğrayacaktır, onlar sundurma altına alınmalı. Hiç olmaz ise plastik örtü altına alınmalı. Çok emek ve masraf yapılmış, o günkü yaşamı anlatan bir değer yaratılmış. Bunlara vesile olanlara teşekkür ederiz. Sahi bu müzeler nasıl mı, üşenmeyin gezin de görün be canım... 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
Yeşilay hafta sonunu Süloğlu'na ayırdı
EDİRNE ve BİSİKLET -8-1-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke