ANASAYFA
22 Ekim 2021 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
FELAKET SENORYALARI
Yayın Tarihi: 09 Ekim 2021 Cumartesi, 06:02
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Gün geçmiyorki anormal bir hava olayı ile karşılaşmayalım. Türkiye'nin bazı yerleri yağmur yüzü görmeyip kurak giderken bazı yerlerini de sel götürüyor. Bu olay yalnız ülkemizde değil dünyanın bir çok yerinde oluyor. Ne oluyor, neler oluyor, yoksa kıyametin başlangıcı mı? Havalar birden ısınıyor, birden soğuyor. Ekim ayına girdik, bu ay da hububat ekimi yapılır. Trakya'da bir damla yağmur yok. Eğer hava böyle giderse mahsul az olacak, kıtlık kapımızda. Neticede fiyatlar artacak. Et ürünleri içinde öyle, neticede yaşam zorlaşacak. Sıcaklığın artması ile göllerimizdeki sular buhar olup yok oluyor, göllerimiz kuruyor, nehirlerimizde öyle. Nehirlerimiz sanayi atıkları yüzünden temiz olmaktan çıkmıştır. Artık içlerinde canlı yaşamamaktadır, bizler bu kirli sularla tarım yapıyoruz. 
 Sıcaklık artması yüzünden kutuplarda buzlar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor. Bundan elli yıl sonra deniz seviyesinin bugünkünden 70 santim yükseleceği tahmin ediliyor. Bu insanlık için felaket demek, çünkü ekin alanları su altında kalacak.
Hep bunlara sebep ne? Biz insanların yaşadığımız dünyayı temiz tutmayışımız. Sanayi, evsel atıklar, yaktığımız yakıtlardan çıkan dumanlar ile havayı kirletmemiz oluyor, niye bunu yapıyoruz? Devir ayni yerde durmuyor değişiyor, her gün insan sayısı artıyor. Bugün dünya nüfusu 5,5 milyar, yüz yıl sonra 11 milyar olacağı tahmin ediliyor, iki misli. Bu insanların yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak artık el imalatı ile olmuyor. Sanayi gerektiriyor, sanayi demekte enerji demektir. Enerji üretimi daha çok fosil yakıtların yakılması ile elde ediliyor. Bu yakıtların yakılması karbonmonoksit, nitrojen, kükürt dioksit insan sağlığına zararlı gazları oluşturuyor. Bu gazlar havayı kirletiyor, solunumu zararlı hale getiriyor. Ya fabrikaların atık ürün olarak yarattığı daha çok plastiklerden meydana gelen katı atıklar ortamı, sıvı atıklar nehirlerimizi, göllerimizi kirletiyor. 
 Göllerimiz, nehirlerimiz, yer altı göllerimiz, bilhassa havaların kurak gittiği zamanlarda tarımsal sulama amacı ile suları kullanılıyor. Sıcak havalarda buharlaşıyor ve neticede suları azalıyor hatta kuruyor. Ya yollarda ulaşımı sağlayan araçlar, otolar, uçaklar, gemiler fosil yakıtlar yakıyor, boyuna havayı kirletiyorlar. Nasıl önlenir, zor. 
Bu ortamı kirleten yakma neticesinde salınan zararlı gazlar yok olmuyor, dünyamızın etrafını sarıyor, dünyamız üzerinde bir sera etkisi yaratıyor. Neticede dünyamız üzerindeki sıcaklık dağılamıyor, boyuna artıyor, dünyamız aşırı derecede ısınıyor. Aşırı ısınmanın neticesinde göllerimizde, nehirlerimizde sular buhar oluyor, azalıyor hatta kuruyor. 
Sera etkisi nedir? 
Sera üzeri cam veya plastik örtü ile örtülü dış etkilerden korunan tarım, çiçekçilik yapılan küçük arazilerdir. Dünyamızdaki fosil yakıtların yanma sonucu meydana gelen zararlı gazlar dağılıp yok olmuyor. Bilhassa karbondioksit gazı, bu gaz diğer gazlar gibi dağılmaz, olduğu yerde kalır. Dünyamız etrafında bir örtü şeklinde kalıp dünyamızda sera etkisi yaratıyor. Sıcaklık arttıkça dağılmıyor, üst üste yığılıyor. Sıcaklık daha fazla artıyor, neticede sulak alanlar, göller, nehirler kuruyor. Tarımda verim elde edilemiyor, arazilerin bir çoğu çölleşiyor, dünyamız kuruyor, su kıtlığı oluşuyor. Bu olayların neticesinde su göçleri olacağı bekleniyor. Bazı bölgelerde de dinmek bilmeyen yağmurlar, dolu yağması, bir çok zararlı tabiat olayları. Bunlara sebep hep zararlı gazların yarattığı sera etkisi. 
Dünyamız sera etkisi yaratan zararlı gazlardan nasıl kurtulur? 
Tek kurtuluş çaresi, zararlı gazları üretmemekle peki bu nasıl olacak? Fosil yakıtlar yerine enerjimizi yakma olayı olmadan diğer enerji üretim türlerini uygulayarak. Bu türlerde HES, hidroelektrik enerji santrallarından, (GES) güneş enerjisinden, (RES) rüzgar enerjisinden, (NES) nükleer enerji santrallarından zararsız gazsız enerji elde edilir. Bu sistemlerde yanma olayı olmadığından duman ve zararlı gazlarda oluşmaz, temiz bir enerji türüdür. hidroelektrik santrallerde enerji barajlardan elde edilir, baraj için uygun arazi gerektirir, rüzgar, güneş enerjisi hava şartlarına bağlıdır, çok miktarda enerji elde edilemez. Nükleer enerji hiç bir şarta bağlı bağlı değildir, dumansızdır, çok miktarda enerji elde edilir. Hidroelektrik enerji gibi büyük yatırım gerektirir, nükleer enerji teknoloji içeriklidir. 
Bu gün dünya enerji ihtiyacının %36 sını kömürden, % 23 ünü doğal gazdan, % 16 sını barajlardan, % 10 unu nükleer sistemden, % 11 ini yenilenebilir sistemlerden, % 3 ünü petrolden, %1 diğer sistemlerden elde ediyor. Bugün dünyanın peşinde koştuğu konu dumansız gazsız enerji türüdür, o da elektrik enerjisidir. 
 Elektrik enerjisi; çok amaçlı bir enerji türüdür. Mekanik, ısı, iletişim, ses, ışınlama daha bir çok konularda uygulanır. Üretimi çok miktarda barajlardan, nükleer santraldan, termik santrallardan, az miktarı güneşten, rüzgardan, pille elde edilir. Elektrik enerjisini kullanma anında yanma olayı olmadığı için zararlı gazlar oluşmaz, en temiz enerji türüdür. 
Zararlı gazların temizlenmesi, bugüne kadar bu konuda bir icat yapılmamıştır. Tek temizleme şekli, ağaçlar geceleri karbondioksidin karbonunu alır, oksijenini havaya bırakır. Bugüne kadar bu böyle devam etmiştir. Atmosfere o kadar çok zararlı gaz salınmıştır ki dünyamızdaki ormanlar temizleme işleminde yeterli olmamaktadır. Zararlı gazlar bilhassa karbondioksit dünyamızın etrafını sarıp sera etkisi yapmaktadır. Bu da dünyamızın ısınmasına sebep oluyor ve ortam sıcaklığı artıyor. Neticede tarım arazileri, göller, nehirlerdeki sular buharlaşıp azalıyor yok oluyor, dünyamız çölleşmeye gidiyor. Zararlı gazlara çare bulunmaz ise biz insanlar için zor günler olacak. 
Zararlı gazların oluşmasına sebep yanma olayı, termik santrallar, izabe sanayi, çimento üretimi, kara taşıtları, jet uçakları, daha bir çok araç ve yanmalar. En büyük nedende ormanların yeterli olmaması, en büyük çarede termik santrallardan kaçınmak, mümkün olduğu kadar dumansız enerji elde etmek, mümkün olduğu kadar elektrikli araç kullanmak. Bu hemen olacak bir konu değildir, zaman ister. 
Dünyamızın kirlenmesine neden olan katı atıklar oluyor, bilhassa plastik atıklar, bunların ekserisi petrol ürünüdür. Bunlardan kurtulmanın çaresi bu atıkları tekrar kullanacak hale getirmektir, bir çarede yakarak yok etmektir. 
 Dünya kamuoyu bu kirlilik üzerine çok duruyor, Paris Anlaşması diye bir protokol hazırlanmış, devletlerin buna uyması isteniyor. İnşallah uyarlarda dünyamız daha temiz olur …

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Talatpaşa'ya oya ağacı
‘Terazi şaştı!’
Mülteciye Yunan mezalimi
Edirnespor'dan Tuncaspor'a destek
Zam talebi yağmuru
Pedallar Cumhuriyet aşkına
Edirne YÖREX'de
‘Parasını alamayan çiftçi nasıl ekecek?’
TÜ öğrencisine ‘Masterclass Eğitim’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Marküteri Parke