ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
HER YERDE CUMHURİYET
Yayın Tarihi: 28 Ekim 2021 Perşembe, 06:03
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Deniz kıyısında eşiyle oturan Zeynettin Maraş bir an dalar ve düş görür. Bir şeyler mırıldanır. Eşi seslense de duymaz. Sonra düş biter ve az önce sayıkladıklarını yazar. “İnleyen nağmeler ruhumu sardı, bir rüya ki orda hep şarkılar vardı” şarkısının sözlerini yazar. Anlık düşün faydası bizlere şahane bir söz ve sonrasında müzik olarak kalır.

Hepimiz benzeri durumları yaşarız. Ama rüya ile hayali ayrıştırmalıyız. Rüya veya düş uyku esnasında, dalgın olduğumuzda insanın zihninde beliren sanal ve kısa süreli geçici yaşantıdır. Bizim kontrolümüzde değildir. Hayal ise insanın zihninde canlandırdığı, kendinin tasarladığı, gerçekleşmesini istediği veya istemediği olaylardır.

İnleyen nağmeleri izleyen bizler de aynı rüyayı yaşar gibiyiz ömür boyu. Oysa bizler rüyanın değil bilgimizle ve umutlarımızla tasarladığımız hayallerimizin peşinde olmalıyız. Can Yücel ‘Yaşasın Cumhuriyet’ şiirinde her sünnet olan çocuğa yaşasın cumhuriyet dedirten sünnet geleneğini anlatıp ironi yaparak; cumhuriyet; sünnet değil, farzdır, der.

Kişisel ve toplumsal hayallerimiz olmalı mutlaka. Özellikle ülkemize dair hayallerimiz için neler yapabiliyoruz? İnleyen nağmeler düşünün peşinden inleyen insanlara geldiğimiz son yıllarda farkında iseniz, Cumhuriyetin de yüzüncü yılına doğru akıyor zaman. Yüz yıl önce inleyen insanları ve izleyen insanları bir araya toplayarak ortak kazanmaya vesile olan bir tarih yazıldı bu coğrafyada. Her eylemin eleştirilen, eksik kalan yönleri vardır ancak zamana ve somut duruma göre yapılan değerlendirmelerde bile görüyoruz ki; emperyalistlerin silahlarını yendik biz. Bağımsızlık mücadelesini kazandık. Cumhuriyeti kurduk.

Bu onurlu duruşun, kuruluşun, kazanımın yüzüncü yılına aktığımız yıllarda ise tartışmalı bir durumdayız. Yüz yıl öncesinin koşullarında olduğumuzu söyleyenlerin dayanakları algıyı esir almış durumda ve kesinlikle yanlış. O yıllarda; kuran, yapan, birleştiren ve var eyleyen bir iktidar var iken; bu gün yıkan, satan, ayrıştıran ve yok eyleyen bir iktidar var. Cumhuriyet var etmektir, varlığı bölüşmektir, mutlu olmayı hak etmektir.

Hak ediyor muyuz? Hak etmek; hakkın kazanılması ile olur, biliyoruz. Hak verilmez, alınır derken bunu anlıyoruz. Önderlerin niyeti, atalarımızın güveni ve katılımı ile kurulan cumhuriyeti koruyabildik mi? Evet; yaşam devam ediyor, savaş koşulları yok. Vitrinlerde her şey var alabilene. Kapitalizm; yurttaş olmanın yollarını tıkayarak, mümin, mürid ve ‘rekabetçi tüketici’ duruma getirdi hepimizi. Geçmişi özlem olarak anıyor, saygı duyuyor, hayalini kuruyor ama eylem olarak bir şey yapmıyoruz. Cumhuriyet; hayalleri gerçekleştirme, daha iyisini arama, yaratma hakkını sağlayan ve bunun için mücadele özgürlüğü veren bir rejimdir.

Tarih bilgimiz akılcı olmayıp masalsı vaatlere kalınca toplumu ayrıştırmak da kolay oluyor. Bun durumu yaratan ve yarattıkları durumda var olabilen pragmatik ve popülist liderler ise toplumu uçuruma sürüklüyor. Biliyoruz; bu tür liderlerin arkasında bizim görmediğimiz, dünya sermayesinin akıl hocaları vardır, gizlenir. Hani Cumhuriyet şeffaflıktı, gizliliği ortadan kaldırmaktı, halkın egemenliği idi?

Bu durum egemen olamama hali içinde olduğumuza da kanıttır. 1920’lerde “egemenlik  milletin” demiş, her tarafa yazmış ve kitaplardan ezberlemişiz ama egemen miyiz? Egemenliği ‘şahsım egemenliği’ olarak aldığımızda da; “bu halkla bişey olmaz” söylemleri hâkim. Cumhuriyet halkın egemenliği demek iken bu tür cümleyi nasıl ederiz?

Bu cümleyi ne zaman duysam söyleyene ve aslında kendimize acırım. Geçen gün bindiğim ETUS otobüsünde de benzeri acıyı duydum yine. Yanlış ulaşım sistemini göremeyip sürücüye kızan ve toplumu sessiz kalmakla suçlayan genç kadın bağırdı, çağırdı ve “bu halktan bişey olmaz, isyan edeceğimize suspus oturuyoruz, bu pandemide hasta olalım da o zaman anlarız anyayı, konyayı” dedi. Bağıran, haklı olarak isyan eden kadına yanıtı yanındaki bir başka kadın soru ile verdi. ‘İsyandan bahsediyorsun da sen Gezi’de var mıydın? Gezi bize sokak özgürlüğünü verdi ama biz devamını getiremedik.’ Bağıran kadın; ‘ne alakası var Gezi ile?’ dese de; “bir gün Belediyenin önünde eylem yapsak çok şey değişir” demekten de geri durmadı. Tartıştığı diğer kadın da; ‘işte ben de tam bunu demek istedim. Gezi bize bu cesareti vermişti ama sonrasında olanlar seni, beni, hepimizi sokaktan ürküttü. Bu gün değil Gezi yürüyüşleri kendi belediyemizin önünde bile gösteri yapamaz, hakkımızı arayamaz olduk” dedi. Zamansız ve gereksiz tartışmanın çözüm olmadığını, örgütsüz insanların anlık sinirleri ile birbirlerini kırma derecesinde çaresizliğini gördüm. İşte Cumhuriyet bunları aşmak ve örgütlü olarak sokakta, mahallede, kentte, ülkede ve dünyada daha iyisi için mücadeledir.

Cumhuriyetin yüzüncü yılına ramak kala hâlâ inleyen nağmelerdeki rüyada isek bunda bir sorun yok mu? Hayallerimiz nerede, neden örgütlü değil? Hayallerimizi rüyalardan ayırdık mı? Çünkü hayal akıldır, istemektir, mücadeleye başlamaktır. Cumhuriyet bize bunu verdi!

Her cumhuriyet yurttaşı toplumsal hayalin, ilerlemenin, sürekli devrimin peşinde koşmakla yükümlüdür. Sosyal medyanın eylemsel hallerimizi engelleme gibi bir suçu var adeta. Yazdığımızda, yazılanı paylaştığımızda toplumsal isyanımızı, sorumluluğumuzu yapmış olma durumundayız ve bizden başka herkesi suçlayarak izlemeye geçiyoruz. İzlemek edilgenliktir, yönetilmektir. Öğrendik ve biliyoruz ki; Cumhuriyet etkin yurttaşlar bütünüdür, birlikte kazanmak demektir. Cumhuriyet fazilettir, farzdır ve her yerde yaşatıldığında Cumhuriyet olur. Görev bizde; yüzüncü yılda devrimci, demokratik cumhuriyet hayalini gerçeğe dönüştürelim.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Belediye çalışanı Burak Göktaş vefat etti
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke