ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
MERİÇ SANAYİ BÖLGESİ!
Yayın Tarihi: 11 Kasım 2021 Perşembe, 06:08
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Biliyorum, hiçbir idareci okumayacak. Okusa bile ciddiye almayacak. Biliyorum, adli makamları ilgilendirse bile kimse önemsemeyecek.

Mikrofonu eline alan her bürokratın ağzından çıkan benzer cümlelerdir; kentimiz turizm kentidir ve bunu değerlendirmeliyiz.

Evet, kentimiz turizm kentidir. Bu kadar tarihi yeri, doğal güzelliği, dünya ulaşımında önemli olan coğrafi durumu ve konumu gereği farklı kültürlere, uygarlıklara mekân olmuş bir kentimiz var.

2006 yılı Şubat ayında Kent Konseyi’nin ‘Kentimizin Geleceği’ başlıklı toplantıda benim önerdiğim kent tanımını kabul ettik; ‘4T1E’: Tarih, Ticaret, Tarım, Turizm, Eğitim Kenti.

2016 yılında Vali önderliğinde “Kültür, Turizm ve Tanıtma Konseyi” kurulduğunu ve birkaç toplantısını basından okuduk. Bir de mail adresi yayınlanmıştı ve kentliler görüşlerini buradan ileteceklerdi. Bu oluşumun amacını da Sayın Vali şöyle belirtmişti; "Şöyle bir sıkıntı var, genellikle biliyorsunuz biz toplantılar yaparken, hep üst şeylerle toplantılar yaparız. Asıl işin uygulayıcılarından, asıl işin problemin sahiplerinden fikir almayız. İdareciler olarak bizim en büyük sıkıntımız bu. Ve biz de diyoruz ki, biz asıl işin probleminden, işin sahibi olanlardan fikir alalım ki işin derdini çekenler bu işi bilir".

‘Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü’ web sitesinde, Edirne merkezinde alanı ‘kültür, sanat, turizm” olan tam 43 dernek var. Odalar, Borsa, Kent Konseyi, Vakıf gibi kurumlar da turizm alanında çalışmalar yapıyorlar. Bu toplantılara hangi dernek, hangi kurum davet edildi bilmiyorum ama Kent Konseyi’nin davet edilmediğini biliyorum. Toplantılar devam ediyor mu, hangi aşamada, neler yapıldı, onu da bilmiyorum. Doğru hedefe yönelik olsa da bürokratlardan, onların dosyalarından çok kentlinin değişim dönüşümü beni ilgilendiriyor. Yoksa her iyi niyetli çalışma dosyaların içinde kalıyor.

Biz hepimiz biliyor ve söylüyoruz ki; üç nehri olan kentimizde bu güzelliklerden yeterince yararlanamıyoruz. Yetkililerin buna bir çözüm bulmasını da istiyoruz.

Kentimizin doğal cazibe alanlarının başında nehir kıyıları gelmektedir. Söğütlük bir marka olmuştur. Ama bu gün Söğütlük ile Meriç adeta birbirinden koparılmıştır. DSİ’nin fore kazık ve taş yığmaları bittiğinde taşkın alanına su geçemeyecek ve Karaağaç, Bosnaköy arazilerinde kuraklık baş gösterecek. Bu iddia yıllardır söylendi, söyleniyor.

Meriç Kanalı’nın çevresi beton ve demir kafeslerle(!) güvenlik nedeniyle(!) örüldü. Maalesef kentin sahipleri olan bizler, birkaç örgüt ve kentli hariç bu alanda kurulu olan dernekler, diğer sivil toplum örgütleri ve kentliler olarak sessizce bekledik. Sessizlik kabul etmektir.

DSİ tarafından Meriç kıyıları sözde iyileştirme, yaşam alanı yapılıyor. Diğer taraftan Meriç Kıyıları sanayi alanına dönüştürülmeye çalışıyor. Bir yandan elektrik üretme tesisi diğer yanda beton santrali inşaatları devam ediyor.

Ağaç dikilmesi bile yasak olan taşkın alanlarına beton santralleri kurmak hangi yasal mevzuata uydurulur bilemem ama yetkililerin güzel cümleler ile anlattığı tesisleri görünce ve üretim planlarını başvuru dosyalarından okuyunca kandırılıyoruz demek en doğrusudur.

Meriç’in nehirden kanala dönüşmesi veya Meriç kenarında çalışmaları devam eden elektrik üretim tesisi ve beton santrali hakkında Valilik bünyesinde kurulan Kültür, Turizm ve Tanıtma Konseyi’nin görüşü nedir? Kenti ve kentin turizmini ilgilendiren bu tür yatırımlar hakkında konseyin görüşü alınmış mıdır?

Bu gelişmeler sonucunda Meriç’in öte yanının bir süre sonra imara açılması öngörümü yineleyeyim. Buna felaket tellallığı da diyebilirsiniz ama her kim ki olmaz diyorsa zamanını bekleyelim derim. TOKİ Hadımağa’ya girerken de öngörülerimizi dillendirmiştik bir kesim olarak. Maalesef birinci sınıf tarım topraklarının işgali devam ediyor. Kentin Üniversite ile birleşeceği aşikâr. Ama maalesef duanın ve doların yeşili doğanın yeşilini yok ediyor.

Meriç’teki kumun temizlenmesi taşkınların zararını önlemede bir gerekliliktir, tamam. Nehir ekolojisine zarar vermeyecek bir şekilde kum çıkarılması sürdürülebilir yaşam için olmalıdır. Bu, su taşkınlarının en az zarar vermesi için de elzemdir. Ancak çıkarılıp satılamayan kumun bulunduğu yerde değerlendirilmesi ve beton santralleri yapılması yanlış bir projedir.

Bu tesise görüş belirten kurumları incelediğimde olur diyen yok ama olmaz diyende yok. Bu nasıl bir yazışmadır ki kesin bilgilere rağmen karar veremiyor makamda oturanlar?

Kentin yaşam alanlarını, mesire yerlerini, doğal bölgelerini bozarsanız turizmi nasıl geliştireceksiniz? Meriç’in iki yanındaki yaşam alanları hiç mi etkilenmeyecek? Bir yanda elektrik üretim tesisi diğer yanda beton üretim tesisi. İnsaf!

390.000 ton kum nehirden çıkarılacak ve dışarıdan getirilecek 903.926 ton agrega ile birleşecek. Yahu bu bile bölgede zaten sıkışık olan trafiğe zarar verecek. Büyük olasılıkla Lalapaşa tarafından getirilecek malzeme ve üretilen bordür parke, kilit parke, hazır beton da bu kentin içinden, kenarından taşınacak. Plana göre 300’den fazla araç gün boyu çalışacak.

Ya hava kirliliği? Bugün Karaağaç mevkiindeki hava kirliliği ölçüm verileri, olması gerekenin çok üzerinde. Bu tesisler olunca artarak tehlike yaratacak.

DSİ görüşünde ağaç bile dikilemeyeceği belirtilmiş ama “yapılamaz” diyemeyen bir kurum görüşü var. Ama siz buraya beton tesisi kuracaksınız.

Biliyorum en yetkili ve etkili kentlidir. Ama bir araya gelmesi zor bir sosyal yapımız var ve maalesef idarecilere hâlâ güveniyoruz. O nedenle yetkili ve etkililer lütfen kente hizmet diye kente kıymayın.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
Ağırlığınca yağ teslim edildi
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke