ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
BİRAZ SOHBET
Yayın Tarihi: 04 Aralık 2021 Cumartesi, 06:08
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Güzelim yaz bitti artık kışa girdik. Ssaat 18. 00 de hava kararmaya başladı. O saatten sonrada dışarda durmanın bir gereği yok, doğru eve. Akşam yemeği, biraz televizyon, biraz okumak derken ondan sonrası yatıp uyumak. Halbuki mevsim yaz olsa akşam 23. 00 kadar sokaklarda gezinirdik. 
Her mevsimin kendine göre bir güzelliği vardır. Bu yazda güzel geçti diyemeyiz, epey sıcaklar gördük. Birde yazın kurak geçmesi, susuzluğun tarımsal ürünleri menfi yönde etkilemesi neşemizi kaçırıp moralimizi bozdu. Şükür Ekim, Kasım aylarında bir iki yağmur yağdı. İnşallah önümüzdeki aylarda da bir iki kar yüzü görürsek, ekili tarımsal ürün kendini kurtarır.
Bu yılkı kışın nasıl geçeceği belli değil, inşallah hafif geçer. Çocukluk zamanlarımdaki kışları hatırlarım. Diz boyu kar yağardı. Bugünkü insanlar ile o günkü insanlar arasında fark vardı. O günkü günler fakirlik günleri idi, fakir insan çoktu. Kaloriferli bina Tümen karargahı idi. Her aile soba ile ısınırdı, fakir olanlar yağhanelerden gündöndü çekirdeği alır sobalarında onları yakardı. Halktan çok fakir olanlar ayakkabısız yalınayak gezerdi. Fakirlik en büyük sorundu. İlkokula nalınla gittiğim günleri hatırlarım. 
Ne o şimdi herkesin altında bir araba, bir motosiklet, şehirlerde soba yerine doğalgaz kullanmak. Şimdiki insanların ekserisinin karnı tok, sırtı pek, geriye ne kalıyor tabi şımarmak. Bunu söylüyorum diye belki bana kızanlarınız olur, hiç kızmasınlar bu bir gerçek. 
Kırklı yıllarda merkez olarak Edirne'nin nüfusu 40  50 bindi, bu gün 170 bin vardır. Bütün evler ahşap bahçeli idi, şimdi bütün mahalleler apartman doldu ama yol genişliği aynı kaldı. O binalarda yaşayan insanlar güneşe hasrettir, iyimi yaptık, hiç iyi yapmadık. 
Bugünkü çocuklar bir tutam yeşil ota hasret. Eskiden mahallerde boş arsalar vardı oralarda kaçar koşar oyunlar oynardık, şimdi oraları beton yığınları ile doldu. Çocuklara oyun oynayacak alan yok. Eskiden sıtma denilen bir hastalık vardı, insandan insana sivrisinekler bulaştırırdı, bunlarla baş edebilmek için DDT denilen bir ilaç filit pompası ile evin her tarafına püskürtülürdü. Sıtmanın ilacı da kinin denilen bir haptı. Bugünkü insanlar sıtmanın ne olduğunu bilmez. Ondan sonraki en bela hastalıkta veremdi, bugün hala devam ediyor. 
Altmışlı yıllardan sonra Asya, İspanyol, kuş gribi hastalıklar insanların başına dert oldu. Şimdi ise corona virüsünle uğraşıyoruz, her gün ikiyüzün üstünde can kaybı, gel de üzülme. Daha ne kadar devam eder bilinmiyor, neyse şükredelim aşısı bulundu. 
Bugünün insanı eskiye göre daha mı mutluydu, yoksa eski insanlar mı daha mutlu idi, tabi bu insanına göre değişir. Bugün bir çok imkan var, istediğimiz yerlere rahatça gidiyoruz, parası olan için iyi besleniyoruz. Bugünün en büyük sorunu işsizlik ama bu bütün dünyada böyle. Gençler için en büyük sorunda üniversite sınavları, bir türlü yola koyulamadı. Eskiden bir tepsi simit satan aile geçindirirdi, şimdi maaş yetmiyor. 
Bugünün en büyük sorunu çevre kirlenmesi, peki çevreyi kim kirletiyor, tabi biz insanlar. Nasıl oluyor, en başta plastik atıklarla. Eskiden alışverişte kesekağıdı dediğimiz nesneler kullanılırdı, aldığımız mal kesekağıdının içine konurdu, biriken kese kağıtları da sobada yakılırdı. Bir de file kullanılırdı, şimdi öylemi. Plastik poşetler çıktı, her ürün bunların içine konuyor sonrada bu plastik poşetler yok edilemiyor, yaksan çok pis koku çıkarıyor. Plastik deyip geçmeyelim, kullandığımız ürünlerin çoğu plastik, nafile bundan kurtuluş yok. 
Bir kirlilikte teneffüs ettiğimiz havanın kirlenmesi. Peki bu nasıl oluyor, hidrokarbon türü yakıtlar yanarken dumanda karbondioksit gazının oluşması, ağaçların bunu temizlemek için yeterli olmaması neden oluyor. Bu kirlenmeye en büyük etkende otolar, sanayi dumanları, katı yakıtlı enerji santralleri, daha buna benzer uygulamalar. Peki çaresi, elektrikli araçlar kullanmak, bu kadar yılda kirlettiğimiz havayı bakalım kaç yılda temizleyeceğiz. 
Yaşadığımız bu ortamın en büyük belası da trafik ve park sorunu. Bina yapılırken otolar için park yeri yapılmıyor. İster istemez insanın aklına şu soru geliyor, acaba eski eski zamanlar daha mı rahattı? Bu devirde komşuluk arkadaşlıkta öldü, merhaba diyecek insan kalmadı yine de MERHABA... 
 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
Ağırlığınca yağ teslim edildi
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke