ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
Z KUŞAĞI, “ZAYİ OLAN KUŞAK” OLMASIN!
Yayın Tarihi: 14 Aralık 2021 Salı, 06:00
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Sokak röportajlarını izliyor musunuz hiç?

Son yıllarda giderek artan bir iletişim şekli de sokakta rastgele yapılan röportajlar. Kendisine mikrofon tutulan vatandaşların çoğunluğu, dertlerini ve düşüncelerini samimi bir şekilde yansıtan cevaplar veriyorlar. Son dönemdeki röportajların hemen hepsi hayat pahalılığı ve geçim derdi üzerine. Bu röportajlarda benim en çok dikkatimi çeken şey; gençlerle, ileri yaştakilerin görüş ayrılıkları ve tartışmalarda öne sürdükleri argümanlar

İktidarı savunan orta yaş üstü insanlar şöyle diyorlar: “Siz bilmezsiniz eskiden her şey çok daha kötüydü. Şimdi çok iyiyiz, evet bugünlerde bazı zorluklar varsa ama bunlar hep pandemi yüzünden. Ama yine de, Amerika ve Avrupa’ya göre biz çok iyiyiz. Mevcut sıkıntılar da, Erdoğan’ın önünü kesmek için dış güçlerin oyunu! Bunu görüp milli kurtuluş savaşımızda Devletin yanında olmak yerine, Erdoğan’a muhalefet ediyorsunuz!

Gençler ise gelecek kaygısı taşıyor ve içinde bulunduğumuz durumu sorguluyorlar. Diyorlar ki; “Biz bu ülkede bir gelecek göremiyoruz. Çocukluğumuzu ve gençliğimizi heba ederek, bunca senedir sürekli bir yarış içinde okuduk/okuyoruz. Okul bitince ne olacağız? Üniversiteyi, markette çalışmak ya da kurye olmak için mi okuyoruz?

Aradaki farka bakın! Gençler somut bir şekilde yaşayacakları zorluklara dair kaygılarını öne sürerken, karşılarındakiler soyut cümlelerle durumu geçiştirmeye çalışıyorlar.

Gençler gelecek kaygısı yaşarken, o ‘kanaatkâr vatandaşlar’, geçmişi kötü gösterip, mevcutla yetinmeyi salık veriyorlar. Ve geleceğe dair tek düşünceleri ise yirmi yıldır yaptıklarına devamla, koşulsuzca Erdoğan’ın peşinden gitmek!

Oysa gözlerini açıp az ileriyi görebilseler ya da görmek isteseler; ‘Erdoğan’la gelecek’ hedeflerinin en bilineni olan 2023’e ne kadar yaklaştığımızı ve de yaklaştıkça vaat edilen ‘güzel günler’e ne kadar uzaklaştığımızı görecekler! Ama görmezler göremezler! Zira “tüm kötülüklerin, ‘Erdoğan’ı durdurmaya çalışan dış güçler ve onlarla iş tutan içteki hainler’ sebebiyle olduğuna” inanmışlar bir kere!

AKP’nin ilk yıllarında o malum ‘dış güçler’den alınan kredilerle, içeride ekonomi iyi gidiyor gibiydi. Her ne kadar ‘borç yiyen kesesinden yer’ ise de, onlar ‘borç yiğidin kamçısıdır’ deyip, gelecek güzel günlerin hayalini kuruyorlardı. Ve elbette ‘yiğitçe’ sözler söylüyorlar ve de ‘yiğitçe’ vaatlerde bulunuyorlardı

En az üç çocuk” dediler önce. Sonraları üç de yetmedi, “dört - beş olsundiye bağırdılar! Ve “2023’te, milli uçağımız havada olacak, dünyanın ilk on ekonomisi içine gireceğiz, dünya devleti olacağız” ve benzeri daha bir sürü vaatlerde bulundular!

Ve işte o 2023 geldi çattı! Ortada sadece hüsran var!

2023 olmadı, 2053 ve hatta 2071 verelim! O ne alâ! Kim öle kim kala?

“Ama bu defa kesin olacak. Çünkü 2023’ten itibarenKaradeniz’deki doğalgazı çıkaracağız, milli otomobilimizi üretip Almanya’yı çatlatacağız. Zaten o ayak bağımız Lozan Hezimeti’ndeki gizli maddeler de hükmünü yitirmiş olacak. Kim tutar bizi?

O güzel günleri görmek için, televizyonlardaki tarihi dizilere bir bakın! Atalarımız nasıl da tüm ‘kefere’yi dize getirip Cihan İmparatorlukları kurmuş, üç kıtada at oynatmış. Biz de onlar gibi olacağız!

Her şeye itiraz eden gençler biraz geçmişe bakın da ibret alın. Bakın, Fatih Sultan Mehmet sizin yaşınızda; Bizans’ı yenip, İstanbul’u fethetti, çağ kapatıp yeni bir çağ açtı! Siz her şeye itiraz ediyorsunuz!”

Maalesef, onların dünyasında bunlar var! Oysa gerçek çok farklı!

Geçmişte “üç çocuk - beş çocuk” diye sipariş verdikleri o çocuklar, bugün kendi hayatlarını kazanacakları bir iş, kendilerine ait güvenli bir gelecek arıyorlar. Ancak onlara söylenenler; “Bugün git yarın gel! Bekleyin ileride çok güzel günler göreceğiz. Bakın atalarımız nasıl başarmış biz de başaracağız, her şeye itiraz etmeyin. Siz, Fatihlerin torunusunuz, onun gibi olun!

Oysa Fatih’e, o yaşta; İstanbul’u fethedecek gücü ve ordusu olan bir devlet verilmişti de yaptı tüm o anlatılanları.

‘Bunlar’ ise gençlere en fazla, market ve benzeri yerlerde çalışma umudu veriyorlar! O da Avrupa’daki en düşük asgari ücretle!

Korkarım, çok büyük ümitler beslediğimiz o pırıl pırıl ‘Z Kuşağı’, “zayi olan kuşak” olacak!

Gençlere öğüt değil iş verin, hesap sormayın aş verin! Yoksa “çıkar bakayım telefonunu” ile hesap sorulan gençlerin tepkisini gördük!

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Belediye çalışanı Burak Göktaş vefat etti
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
EDOSK'tan tarihi gezi
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke