ANASAYFA
01 Şubat 2023 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Erdal AKAS / KONUKLARINIZIN SESİ
KONUKLARINIZIN SESİ 298
Yayın Tarihi: 27 Nisan 2022 Çarşamba, 05:32
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

           “Biz hep birlikte mutlu olamayacağız. Umudumuz çocuklarımızda.” diyoruz ve onları yetiştirecek annelerimize, babalarımıza olumsuz ve olumlu örnekler sunmaya çalışıyoruz. Ama bu yazımızda buna ara verelim ve Lenin’in tanımıyla “ekonominin en yoğun anlatımı politika”yla ilgili bir yazı yazalım.

             17 Nisan (Köy Enstitüleri yasasının TBMM’nde onaylanma tarihi) Antalya’da da Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Antalya şubesinin yönetiminde Aksu Köy Enstitüsü yerleşkesinde (şimdi fen lisesi. Hiç olmazsa tümüyle çürümeye bırakılmamış.) anıldı.

              Birileri bir şeyler anlattı, dinleyenler alkışladı. Sonra Köy Enstitüleri sergisi gezildi ve töresel kuru fasülye-pilav-hoşaf yenilerek toplantı dağıldı. Bendeki tek iz ormancı Profesör Tuncay Neyişçi’nin (ortaya çıkıp, mikrofonsuz ve kısaca) “Evet, Köy Enstitüleri büyük bir atılım, örnek alalım. Ama artık yapılanlarla övünmeyi bırakıp yaptıklarımızla övünebilelim.” sözleri oldu.

               Ülkemizin yönetiminden (bu yönetimden bireysel çıkar sağlayanlar veya yeni bir yönetimde durumlarının daha da kötü olmasından korkanlar dışındaki) büyük bir kitle yakınıyor. Bu yönetime karşı parti yöneticileri, TV lerde konuşan, gazetelerde yazan ‘Sosyal medya’da videolar sunan aydınlarımız ne yapıyor? (Yeni yeni anlatımlarla) eleştiriyor. En çarpıcı örneklerden Sedat Peker sustu. Bazılarının kanalları kapatıldı. Şule Aydın (Tımarhanede son hafta’da) politik güldürüsüne, Ali Tarakçı (Gerçek TV de) amansız çözümlemelerine, Cevheri Güven (Avrupa Birliği desteğiyle) büyük yolsuzluk açıklamalarına devam ediyor. Arada ‘İkinci yüzyıla çağrı’ gibi soyut programlar da sunuluyor ama daha çok emek eleştirilere ayrılıyor.

               Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç böyle yapmamış. Bunu iki sorunun yanıtında buluyoruz.

              Soru 1. 1946 ya kadar Köy Enstitülerini tüm gücüyle destekleyen İsmet İnönü (1946 da karşı cephe güçlenince) Köy Enstitülerini neden unutuvermiş?

             Soru 2. Köy Enstitüleri hep komünistlikle suçlanmış. Bu suçlamada gerçeklik payı var mı?

             Bu iki sorunun yanıtını Tonguç’un oğlu Engin Tonguç’tan ve Hürrem Arman’dan öğreniyoruz. Hürrem Arman Gazi Enstitüsünde Tonguç’un öğrencisi. Arman İstanbul’da müfettişlik yaparken ona konuk oluyor ve onu Beşikdüzü Köy Enstitüsüne kurucu müdür yapıyor. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü kurulunca da ikinci yönetici olarak Hasanoğlan’a alıyor. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü Müdürü Rauf İnan. İnan Viyana’da matematik öğretmenliği okumuş. Çok çalışkan, Çifteler Köy Enstitüsü müdürlüğünde çok başarılı olmuş. Ama dindar, Tonguç onun öğrencileri bu yönde etkilemesinden çekiniyor olmalı. Tonguç öğrencilerin bilim dışına çıkmasını istemiyor.

            İlk soruyu Engin Tonguç, 1960 da babasının cenazesinde İsmet İnönü’ye sormuş. İnönü’nün yanıtı:

            “Diğer aydınlarımız neredeydi, Köy Enstitülerini yalnız mı savunacaktım? Ben siyasetçiyim, başarılı olacağıma inandığım hiçbir savaşıma girmem.” (Engin Tonguç sormamış, “Atatürk İstanbul’dan ayrılırken Anadolu’da başarılı olacağından, hatta Samsun’a ulaşacağından emin miydi?”)

             İkinci sorunun yanıtını Hürrem Arman’ın anlatılarında buluyoruz.

             “Köylerde dolaşmıştık. Son köyden Arifiye Köy Enstitüsüne dönmek için yaysız, tek atlı bir araba bulabildik, çıktık, bağdaş kurduk ve yola koyulduk. Kente girerken kenar mahallelerdeki çocuklar bağırdılar, “Tonguç Baba, Tonguç Baba neden yalnız  köy çocukları, bizim günahımız ne?”

             Ben düşünmeden sordum, “Gerçekten neden yalnızca Köy Enstitüleri?”

            Tonguç’un yanıtı, “Urrem, Urrem Proleter Enstitüleri kuralım da hemen mi kapatsınlar!” ...

              Yüksek Köy Enstitülerine emniyetten, istihbarattan gelenler oluyordu. Öğrencilerden ‘Komünist Manifesto’yu çoğaltıp dağıtanlar olmuştu. Tonguç’a telefon edip durumu anlattım,  yanıtı, “Bizim bu okuma, öğrenme özgürlüğünü saklama gereksinimimiz yok.” Ben yine de “Çocuklar teksirleri yok ettiler, ben de teksir makinesini yok edeyim mi?” dedim. Buna da yanıtı “Önlem önlemdir, sen bilirsin.” oldu...

             Yorumumuzu bir sonraki yazımıza bırakalım. (Siz yorumlayın, onu yazalım.)

                                                                                                                                  Sağlıcakla,

          

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kanlar içinde ambulansı terk etti!
Aramızdan ayrılanlar
Mahalleye taş ocağı!
'Kendi doğalgazımızı kullanmaya başlayacağız'
‘Her yönü ile Enez’
Yılın ilk karı kısa sürdü!
Sütte gözler USK’de!
MHP'den esnaf ziyaretlerine devam
İlhan Koman için yarıştılar
Edirnespor cepten yiyor!
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke