ANASAYFA
17 Mayıs 2022 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
BİZİM KENT, TEMİZ KENT
Yayın Tarihi: 12 Mayıs 2022 Perşembe, 05:18
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Özelimize ait olan her yerde temiz olmaya özen gösteririz. Odası, evi, iş yeri dağınık ve kirli olanlar eleştirilir. Ama aynı özeni toplumsal alanlarda göstermeyiz. Eskiden fazla kirletici de yoktu elbette. Ortak alanlarımızı da temiz tutar, özenle korurduk. Bir şeylerimizi; ortak yaşam kültürümüzü yitirdik sanırım.

Sağlıklı ve yaşanabilir kentler temizlikleriyle öne çıkar. Kentin temiz olmasını sağlamak ise kent idaresi ve kentlinin karşılıklı anlayışı ve sorumluluğu ile olabilir. Kent temizliğinde bir düzen kuruldu ise herkes sorumluluğunu yerine getirmelidir.

Temizlik kültürü ve sorumluluğu ailede ve okulda kazandırılır. Her sabah derse girmeden önce sıra olunup bahçe temizliği yapılması bu alışkanlığın, kültürün veya farkındalığın oluşmasında etkili idi. Okullarda bu işi sürdürmek öğrencinin hem yaşadığı alanı kirletmemeyi hem de ortak alanların kendimize ait yerler olduğunu anlamasını sağlar.

Bu gün eğitim süreçlerinde bu tür çalışmalar olmuyor diyebilirim. Çünkü tüketici ve bencilleşme içimize o kadar girdi ki ‘parasını veriyorum’ düşüncesi ortak mekânlarımızı bizden kopardı. Her kişi kendine ait olana gösterdiği titizliği kamusal alanda göstermez oldu. Sonuçta kentlerin temizliği, atık toplama işi özel sektöre de devredilince, bir hizmet değil ticari alan oldu. Bu kültürel yozlaşma sonucunda da birçok kişi elindekini olduğu gibi bırakır oldu. Nasıl olsa vergilerimiz ile çalışan görevlilerimiz vardı. Hepimiz patronduk!

Oysa kent temizliği, ulaşımı, içme suyu, barınma gibi temel insan haklarını sağlamak kent idarelerinin vazgeçilmez görevidir. Geçmişte bunları yapmak yerel yönetimlerin görevi iken ‘yapar’ sözcüğünün yanına ‘yaptırır’ cümlesi eklenince yerel yönetimler bu kamusal hizmetleri özel sektöre veriverdi. Adeta ‘yapar’ sözcüğü yokmuş gibi. Oysa sosyal belediyeciliğin farkı yapar sözcüğünde gizlidir.

Kentlerin temizliği kültürel bir eylem olmakla beraber sağlığımız ile de ilgilidir. Kentin temizliğinden önce kirletilmemesi önemlidir. Bu da sorumlu kentliler ile olacaktır, çağdaşlık, kentlilik, kamucu düşünce ile olacaktır. Herkesin peşine izleyici takarak kirletmenin önüne geçemeyiz. Kentin sahibi ve sorumlusu olmak hem kentlerin temiz olmasını sağlayacaktır hem de kente-kentlilere zarar veren diğer olumsuzluklara karşı kentteki birleşmeyi oluşturacaktır.

Sağlıklı kent temiz kenttir.  Bu konuda yerel idarelerin görevleri şunlar olabilir;

Oluşan yapıların yüksek kalitede, temiz, güvenli bir fiziksel çevreye uygun olmasını sağlamak. Kentin hareketli yerlerini temiz tutmak. Kentlilerin atıklarını bırakabileceği yerleri en uygun yerlere koymak ve çevresini düzenlemek. Konteynırların sık sık temizlenmesini sağlamak ve çevrelerine kirlilik üretmesini önleyici tedbirleri almak. Tarihi yapıları aslına uygun olarak koruyarak kötü görüntü ve olası tehlikeleri önlemek gibi mevzuatlarda da olan görevlerini özenle yapmalıdır.

Edirne’miz için en başat görev ise atıkların evlerde ayrışmasını ve düzenli toplamayı sağlayacak düzeni kurmak. Çağdaşlığı, modernliği ile övünen kent idarecilerimiz için evde ayrıştırma yetmemeli elbette; çıkan atıklar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Birçok kentte başlayan kompost gübreyi neden yapmayalım? Kenti besleyen tarımsal ürün üreticilerimizin de masraflarını azaltmış oluruz. Ki bu sayede ekolojik düzenin bozulmamasına da katkı sunarız. Bu elbette bireysel çalışmalar ile olamaz. Sistemin kurulması, öğrenme, pazarlama, nakliye gibi düzenlemeler kamu kurumları tarafından yapılmalıdır.

Temiz ve yaşanabilir bir kent için ekonomik sorunu olmayan, sağlıklı kentliler olmalıyız. Yoksulluğun ve yoksunluğun olduğu yerde toplumsal kuralların bozulduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle tüm kentlilerin yemek, su, barınak, gelir, güvenlik, iş vb. temel gereksinimleri idareler tarafından sağlanmalıdır. Buna uygun ekonomik politikalar uygulanmalıdır. Herkese ulaşabilen halk sağlığı ve hastalık bakım hizmetleri verilmelidir. Sağlıklı kent; ‘yüksek seviyede pozitif sağlık ve düşük seviyede hastalık’ statüsüne sahip kenttir.

Yerel idareler görevlerini özenle yaptığında kentlinin de sorumluluğunu özenle yapmasına yol açar. Kuralların olduğu ve kamu hizmeti yapanların bu kurallara uyduğu bir sistemde kentliler de kurallara uymaya özen gösterir.

Kentliler olarak yaşamımızı, sağlığımızı etkileyecek kararlarda katılım ve kontrole sahip olmalıyız, bunun yolunu açmalıyız. Özelimiz olan evimiz ile birlikte sokağımızı, mahallemizi, semtimizi, kentimizi de özelimiz gibi korumalıyız. Güçlü, birbirini destekleyen ve sömürücü olmayan bir toplumsal yapıyı savunmalı ve örneklerle göstermeliyiz. Geçmişimize, kültürel ve biyolojik mirasa sahip çıkmalıyız.

Biz kendimizi ne kadar korursak koruyalım ortak alanlarımıza sahip çıkarak kendi alanlarımız gibi temizliğine, korunmasına özen göstermediğimizde kirlenme bizleri etkileyecektir. O halde sloganlaştırarak; ‘bizim kent, temiz kent’ diyelim.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Belediye çalışanı Burak Göktaş vefat etti
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Oltalar ödül için yarıştı!
Edirne Lisesi 165 yaşında
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke