ANASAYFA
01 Şubat 2023 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
HAK ARAMAK YASALDIR
Yayın Tarihi: 14 Temmuz 2022 Perşembe, 05:24
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde halkın can ve mal güvenliğini korumak da, sokaklarda asayiş ve düzeni sağlamak da devletin asli görevidir.Devlet bu görevini anayasa ve yasalarla belirlenmiş kurallarla görevlendirilen kolluk gücü ile yerine getirir.
Kamu düzenini ve asayişi bozan, halkın can ve mal güvenliğini tehdit eden kişi ya da grupları engellemek, yakalayıp bağımsız yargıya teslim etmek de yine güvenlik güçlerinin görevidir.
Demokratik rejimlerde sokaklar, meydanlar halkındır ve özgürdür. Yurttaşların sokak ve meydanlarda önceden izin almadan fikir ve düşüncelerini duyurmak için gösteri ve yürüyüş yapma hakkı da anayasa güvencesi altındadır.
Durum bu kadar açık iken kentlerde kentlilerin, ülkede yurttaşların tepkilerini bastırmak, engellemek demokrasinin olmadığının ve iktidarların sokaklardan korktuğunun kanıtıdır.
İnsanlar tarih boyunca haklarını geliştirmişler ve idarelere kabul ettirerek belgeler yazılmasını sağlamışlardır. İdareler bunu çok iyi bilirler. Bilirler ama sokaklardaki tepkiyi veya benzeri hak arama, hak kazanma etkinliklerini engellemeye çalışırlar.
Bu tür etkinlik ve eylemin toplum nezdinde yasak olduğu izlenimini yaymak için müdahale ederler. Evrensel hakların bilinmesinin ve uygulanmasının öğrenilmesini istemezler. Oysa bizler haklarımızı bilsek ve toplum çıkarına gösterilen tepkilere destek olsak, güçlü olsak tüm engeller kalkacaktır. 
Son yirmi yılın siyasi iktidarında toplumun her kesimi her yönüyle mağdur duruma sürüklendi ve çiftçisinden eğitimcisine, esnafından sanayicisine, güvenlik güçlerimizden yargı mensuplarına her iş kolunda ekonomik ve demokratik haklar kısıtlandı ve ülke tek ses, tek renk olmaya sürüklendi.
Sağlıkçılarımız ise coronanın da etkisiyle son yıllarda gerçekten en çok çalışan ve bir o kadar da mağdur edilen kesimdir. Bayram öncesi bir meslektaşlarının daha öldürülmesi üzerine kentlerin demokrasi meydanı olan sokaklara çıktılar ve tepkilerini, taleplerini dile getirerek sağlıkta şiddeti kınadılar.Doktor Ekrem Karakaya'nın Konya Şehir Hastanesi'nde katledilmesini protesto ederek iş bırakan sağlıkçılar, ülke genelinde tepkilerini dile getirdiler. Öte yandan yılların birikmiş sorunları yanında covid ile başlayan yoğun çalışma ortamı ve “saygılarla alkışlananlar” olmasına rağmen ekonomik durumlarının sürekli bozulması nedeniyle her anlamda haklarını korumaya çalışıyorlar.
Ve evrensel hakların koruyucusu olması yasayla emredilmiş bir kısım güvenlik güçleri birçok kentte “iktidarın koruyucusu” rolü ile sağlıkçılara saldırdı, baskı yaptı, engellemeye çalıştı. Bir kez daha antidemokratik uygulama yaptı. İstanbul'da biber gazı sıktı, tekme-tokat attı. Oysa biber gazından etkilenen polis memuruna ilk müdahaleyi aynı yerde yine doktorlar yaptı. Doktorların değerini anlamayanlara ironik bir derstir.
Polis mesleğini yapmaya çalışan gazetecilere de müdahale etti. Her kesimi susturmayı kafasına koymuş olan iktidara inat sağlıkçılar; “Susmuyoruz, korkmuyoruz, hiçbir yere gitmiyoruz” diyerek kararlı bir şekilde toplum kesimlerine umut oldu.
Yıllardır bu tür hak temelli etkinliklere yurttaşlık bilincim doğrultusunda katılır ve desteklerim. Edirne İl Sağlık Müdürlüğü önündeki gösteriye de katıldım. Bizler çoğaldığımızda hangi iktidar olursa olsun korkusuna rağmen saygı duymak zorundadır. Bizden önceki kuşakların kazandığı hakları bilmek ve kullanmak, daha da geliştirmek her insanın, yurttaşın, kentlinin görevidir.
Barışçıl toplanma ve gösteri özgürlüğü, insanların bir araya gelme ve fikirlerini toplu olarak ifade etme, teşvik etme ve savunma konusunda bir insan hakkı ve siyasi özgürlük olarak tanımlanır. 
Güvenlik güçlerinin açıklama yapanları korumaları anayasal görevdir. Velev ki iktidarın emrinde olarak engellemeye çalıştılar ve dava açtılar. Yıllardır gördüm ki bu davalar hep düşmüştür. Sadece hâkimlerin ve bürokrasinin zamanları çalınmıştır. Çünkü pek çok yerel mahkeme, kararında çeşitli gösterilerle ilgili olarak Anayasal hakkın kullanıldığı tespiti yapılarak beraat kararı verilmiştir. Buna binlerce örnek bulunabilir. Amaç gösteri yapanları cezalandırmak değildir çünkü ceza alınmayacağını bilirler. Amaç o gösteriye katılmayanlar üzerinde baskı kurarak bu tür yasal etkinliklerin suç olduğu algısı yaratılarak toplumu susturmaktır.
Her iktidar kendi egemenliğini kurmak ister ve toplum da buna itiraz eder. Bu doğaldır. Toplumun örgütlü olduğu ve demokratik refleksinin güçlü olduğu durumlarda ise iktidarlar daha adil ve hoşgörülü olup baskı kurmaktan çekinirler.
Bu ön bilgi ile olaylara bakınca kentlerde kentlilik, ülkede yurttaşlık bilincimizin gelişmesi ve haklarımızı kullanma alanında daha özgür düşünerek duyarlı olmamız gerekmektedir. İletişimin bu kadar gelişmiş olduğu zamanda haklarımızı bilmemek kötülere yol açmaktır. Katılalım; hak aramak yasaldır…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kanlar içinde ambulansı terk etti!
Aramızdan ayrılanlar
Mahalleye taş ocağı!
'Kendi doğalgazımızı kullanmaya başlayacağız'
‘Her yönü ile Enez’
Yılın ilk karı kısa sürdü!
Sütte gözler USK’de!
MHP'den esnaf ziyaretlerine devam
İlhan Koman için yarıştılar
Edirnespor cepten yiyor!
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke