ANASAYFA
27 Kasım 2022 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ahmet Yaraş / KÜLTÜRE DAİR
TALİKADAKİ ÇEYİZ TRAKYA MÜZESİ
Yayın Tarihi: 25 Ağustos 2022 Perşembe, 07:47
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Kentlerin kimlikleri ile özdeşleşmiş önemli anıtları vardır, öyle ki onların bir görseli ile karşılaştığınızda aklımıza
hemen o kent, hatta o kentin bulunduğu ülke gelir. Kenti ziyaret edenler o anıtı görüp gezmek, onunla ilgili kişisel bir anı edinmek ve bunu fotoğrafla belgelemek zorunda hissederler kendilerini. Parthenon Atina'yı, Eyfel Kulesi Paris'i, Özgürlük Heykeli New York'u, Galata Kulesi İstanbul'u akla getirir; zira her biri ve daha nicesi ait oldukları kentin / ülkenin neredeyse kimlik fotoğrafı gibidir.
Anıtlar yanısıra müzeler de kent kimliğinde önemli bir rol oynar; örneğin İstanbul Arkeoloji Müzesi, Topkapı Sarayı, Ayasofya İstanbul'un önemli bellek merkezleridir. Metropolitan Museum New York'un, Louvre Müzesi Paris'in, British Museum Londra'nın, Ermitaj Müzesi St.Petersburg'un kent kimliğinde vazgeçilmez kurumlardır. Hatta bulundukları kent / ülkeyle öylesine bütünleşmişlerdir ki, müzenin adını söylerken konumunu belirtmeye bile gerek yoktur. Bu olgu akademik ortamlarda bile sık sık dile getirilen, hatta popüler olan Marka Kent kavramını yaratmak için en akılcı ve somut çözümlerden biridir.
Günümüzde Trakya, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye'nin bir kısmını oluşturan, kadim bir geçmişe sahip coğrafyayı akla getiren tarih terimidir. Yüzyıllar boyunca aynı kültürü yaşamış halklar, bugün üç farklı ülkede farklı diller konuşan, ancak akrabalıkları kaçınılmaz bir coğrafyayı akıllara getirmelidir.
Bu üç ülkede arasında nüfus ve yüzölçümü açısından en zengin ve en büyük kentlere yakın olan ise Türkiye Trakya'sıdır. Tarihlerinde sürekli siyasi sorunlar yaşamış bu üç ülke, uzun yıllardan sonra şu sıralar siyasi anlamda belki de en uzun soluklu huzur ve barış ortamına sahipler.

Trakya'daki kentlere baktığımızda ise, her birinde çok önemli anıtlar olmasına karşın, yukarıda tanımladığımız
anlamda -kent simgesi- niteliğine sahip anıt yapı sadece Selimiye Camii ile karşılık bulur. Oysa Kırklareli veya Tekirdağ'da maalesef bu tür anıtsal / simgesel yapılar daha azdır.
Peki neden bu kentlerimizden birinde, bir 'Trakya Müzesi' kurup, tüm Balkanlar'a örnek olacak bir proje  unmayalım? Hatta Trak Müzesi'ni kentin, bölgenin, ülkenin simgesi haline
getirmeyelim?
Birkaç soru ve kışkırtıcı yanıta ne dersiniz?

Zor bir proje mi?Hiç değil!: Türkiye son yıllarda devlete ait ve özel çok başarılı müze projelerini hayata geçirmiş bir ülkedir. Trakya ise, ne yazık ki müzecilik açısından Türkiye'nin en geri kalmış bir bölgesidir.
İhtiyaç var mı?Kesinlikle! : Trakya yakın ve uzak geçmişinde en çok savaşların ve işgallerin yaşandığı, acıların
çekildiği bir coğrafyadır. Yaşanan mübadeleler, zorunlu göçler, gidenlerin arkalarında bıraktıkları emanetler veya gelenlerin beraberlerinde getirdikleri düşünüldüğünde, somut ve somut olmayan kültürel mirasın bir an önce kayıt altına alınması, değerlendirilmesi, gelecek nesillere aktarılabilmesi için öyküleri ile birlikte bir müze bünyesinde toplanması gerekir. Aksi takdirde bu çok değerli kültürelmiras yok olmayamahkûmdur.
Kim öncülük edebilir? :Aslında sorumluluk hisseden herkes!: Bakanlık, Valilikler, Belediyeler, Üniversiteler, Tarihi
Belediyeler Birliği, Kent Konseyleri, ÇEKÜL vs. Söz konusu tarihsel ve kültürel koruma sorumluluğu olduğundan, her kurum veya kişi bu görevi üstenmelidir.
Nerede yapılmalıdır? : En uygun yerde! Elbette sınıra yakın bir coğrafyada yapılması daha uygun olacaktır. Bu
nedenle, üç ülkenin kesiştiği ve müzeler bölgesi olarak adlandırılan Meriç'in öteki yakasında, tarihi Lozan Anıtı'nın da bulunduğu Karaağaç'ta kurulması çok daha anlamlı olur.
Ne sergilenmelidir? Her şey ! : Sergilenecek kültür varlıklarının ve somut olmayan kültürel mirasın zenginliği,
birden fazla müze oluşturmaya yetecek büyüklük ve çeşitliliktedir. Bugüne kadar yeterince önemsenmeyen veya
değeri bilinmeyen Trakya kültürü, arkeolojisi, etnografyası, yakın ve uzak tarihi, doğal yaşamı ile çok geniş ve derinliği olan bir konudur.
Acil ihtiyaç mı?Evet!: Bu kültürel miras özellikle son yıllarda insan eliyle gerçekleştirilen doğa tahribatı sonucu
parmaklarımızın arasından kayıp gitmekte. Ne yapmak lazım? Öncelikle bu ihtiyacın farkına varmak ve bu konudaki ortak çalışmaları yürütecek kişi ve kurumlarla zaman yitirmeksizin eylem birliğine gitmek gerekiyor.
Sonuçta yerel ve merkezi idareden ivedi olarak bölgede kurulacak Trakya Müzesi'ni talep ediyoruz.
 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Meriç Nehri'nde ‘yandan çarklı’
Türk sürücüde tabanca ve mermi
Özgürlüğe 100. yıl damgası!
Bir asrın coşkusu!
Silah-uyuşturucu operasyonu
BİK Genel Kurulu'nda 3 gelişme
Kadın Dayanışması'ndan 'şiddete hayır'
Çarşıspor'lu ‘bayanlar’ bu hafta ‘bay’
Yeşil sahada 'kadına şiddet' farkındalığı
‘Kadına şiddet, insanlığa ihanettir’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke