ANASAYFA
01 Şubat 2023 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
AVRUPA’DA OLSA!
Yayın Tarihi: 29 Eylül 2022 Perşembe, 05:55
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yaz dönemi emekliler için bankalarda promosyon kuyruğu ile geçti. İsmail Demiray 6 Eylül günü ‘Promosyon’ başlığı ile Hudut Gazetesi’ndeki köşesinde ahvalimizi yazmıştı. Maalesef o kuyruğa ben de girmek zorunda kaldım. Promosyon işim yoktu. Bir yakınımın durumu hakkında bilgi almak istiyordum. Telefon ile veya sıra beklemeden alabilirdim. Ama emekli dostların ve bankalarda işi olanların durumunu yaşamak istedim.

Erken kalkıp sıraya girdiğimde önümde on altı kişi vardı.

Şık giyimli bir emekli, dernek, sendika gibi örgütlerde ve bir partide de görevi olduğunu bildiğim biri geldi ve doğruca kapıyı açıp girdi. Kırküç dakika sonra çıktı. Sıradakiler söylendi; ‘Avrupa’da olsa!!!’

Yaşlı bir kadın geldi ve masumca çok yaşlı ve hasta olduğunu söyledi, öncelik sırası istedi.  İzin verilmedi ve kadın isyan ederek söylendi; ‘Avrupa’da olsa!!!’

Önümdeki sıra çok ağır eksilirken arkamdaki sıra sürekli artıyordu. Bir ara ‘Şark kurnazı’ tipli biri geldi. Aşırı geveze ve ukala biri. Böyle uygulama mı olurmuş, saatlerce sıra beklemek hangi Avrupa ülkesinde varmış, bu uygulama geri kalmışlığımızın göstergesi imiş…

Söylendi durdu. Birkaç dakikada bir kapıya gidiyor, ön sıradakilerin tepkisine göre dönüyor sırasına ve “Avrupa’da olsa” deyip söylenmeye devam ediyordu. Elinde sigarası bir yanıp bir sönüyor ve hemen yanında atık yeri olmasına rağmen izmaritler yerde. Sanırım on beş dakika falan söylendi, bekledi ve bir ara nasıl olduysa çaktırmadan kapıdan içeri giriverdi. On sekiz dakika sonra çıktı. Sıradakiler söylendi bu kez; ‘Avrupa’da olsa!!!’

Şık giyimli, görünüşe göre modern bir kadın geldi elinde bastonu ve başında fötr şapkasıyla. Ne sırası olduğunu sordu. Kimisi “promosyon” dedi, kimisi “vezne, para çekme, yatırma” falan. Avrupa’da olsa böyle karışık sıra olmayacağını, herkesin işine göre sıra olacağını söyledi. Birkaç dakika durup maaşını çekeceğini söyleyerek içeri girdi ve on yedi dakika sonra çıktı. Giderken o da, sıradakiler de ezberi bozmadı; “Avrupa’da olsa!!!”

Önümdeki sıra ağır ağır azalırken arkamdaki kuyruk sürekli artıyordu. İsmail’in ne kadar doğru bir gözlemi yazısına aktardığına tanık oluyordum sabrımı da ölçerek.

Ülkemizde kuyrukların tarihi çok eskidir. Bugünün iktidarı bile kuyruk edebiyatıyla seçildi ama bu yeni kuyruklar üretti; promosyon kuyruğu bunlardan sadece birisi.

“Avrupa’da olsa!” ne olur?

Avrupa güzellemesi yapacak değilim, sonuçta kapitalizmin ve emperyalizmin beşiği. Ama insanı öncelleyen kazanılmış hakları korumada bizden çok ileride. Biz de ülke olarak Avrupa’ya özeniyoruz ama idarecilerimiz ve biz “Avrupalı” olabiliyor muyuz? Bu bir kültürel yenilenme, devrimdir. Yüzyılların aydınlanma ve insanlaşma mücadelesi ile bu güne gelinmiştir. Biz idareler ve yurttaşlar olarak evrensel kuralları uygulayabilsek yeter.

Örneğin; Avrupa’da olsa; kentler böyle çirkin, havasız olmaz. Çünkü tarihe, insana, doğaya, sanata uygun planlı kentleşmeyi ilke edinmişlerdir.

Örneğin; Avrupa’da ülkeyi yönetenler eğitim ve kültür anlayışında Ortaçağ zihniyetine izin vermez. Çünkü Ortaçağ’da bu tartışmaları aşmışlar ve laikliği, insan haklarını ilke edinmişler. Ve yüzyılın başında Hitler, Mussolini, Franko gibi faşist tek adam rejimini yaşamışlar, ders çıkarmışlar. 

Örneğin; kimse çevreyi kirletemez, trafikte kurallarını çiğneyemez. Ortak yaşam alanlarını her kişi evi gibi korur. Çünkü idare; mevzuatta yazılan kuralları nüfuzlu ilişkiler ile savsaklamaz, uygular. İdareciler halkına, halk da idarecilere güvenir. Genel ihbar hatlarını (112, 155, 110 gibi) hiç kimse asılsız aramalarla meşgul etmez, gelen ihbarlara da idareler güvenir.

Örneğin; okullarda esas olan öğrencidir. Eğitim kurumları yerel ve genel idarelerin ortak aklıyla yönetilir. Tüm hizmetler öğrenci odaklıdır. Çünkü eğitim, sağlık, barınma, ulaşım, mesken hakkı başta olmak üzere evrensel insan hakları herkes için uygulanır.

Örneğin kimse işsiz değildir. İdare iş sağlayamadığı yurttaşına yaşam standardı kadar ücret öder. Çünkü yoksulluğun toplumsal düzene zarar vereceğini bilir.

Örneğin; kentin yeşil alanları çıkar amaçlı birilerine peşkeş çekilmez. Bizdeki gibi asırlardır doğal olan ancak yetkililerce yeterli bakımı yapılmayan Söğütlük gibi alanlar yapay tematik donanım ile çirkinleştirilemez. Çünkü kentli müdahale eder, mücadele eder.

Evet, “Avrupa’da olsa!!!” diyor ve özeniyoruz ama büyük çoğunluğumuz kuralları çiğniyor; nüfuzumuzu kullanıyor, arkamıza aldığımız bir siyasi kişi ile veya yaptığımız resmi görevin gücüyle özgürleştiğimizi, her şeyi yapabileceğimizi sanıyoruz.

Yurttaş olsak yeter. Örgütlü yurttaş olsak artar yaptırımımız ve idareci kim olursa olsun fark etmez.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kanlar içinde ambulansı terk etti!
Aramızdan ayrılanlar
Mahalleye taş ocağı!
'Kendi doğalgazımızı kullanmaya başlayacağız'
‘Her yönü ile Enez’
Yılın ilk karı kısa sürdü!
Sütte gözler USK’de!
MHP'den esnaf ziyaretlerine devam
İlhan Koman için yarıştılar
Edirnespor cepten yiyor!
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke