Önceki hafta bilimin kremasında 18 Türkiyeli'yi yazmıştım. Yükselişteki insanımızın sadece buna ihtiyacı var, ne kimseden maddi ne de manevi beklentimiz olmadı, olsa da Ortodoks cenahın bu hafta ki Kıbrıs'ta yaptıklarını görüyoruz.
Ama her şeye, bütün baskılara rağmen çemberi kırabiliyoruz ve engelleri aşıyoruz. Yüz yıldır çeşitli baskılara maruz kalmış insanımız şimdilerde daha bilimsel, bilime daha yakın. Listeden de anlayacağımız gibi ABD'li üniversiteler daha önde ve daha çok, işte bu yüzdende ABD her şeyin içinde.
Türk üniversiteleri cumhuriyet kurulduğundan beri ilk beşyüzün içine yeni yeni giriyorlar, yeni yeni sıralamada yer alabiliyorlar. Oysa İstanbul Üniversitesi varken Amerika henüz kurulmamıştı.
Eskiden olduğu gibi artık iş insanlarından yardım isteyip kültür merkezi yaptıralım çaresizliği de yok. İlk defa Merkez Bankası rezervleri 120 milyar dolarları görüyor, her ne kadar harabatı gitsekte kervan yola devam ediyor. Türk insanı Cahit Arf'tan Muazzez Hilmiye Çığ hanıma kadar, kovit aşısını bulan Prof. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci'den Nobel ödüllü Aziz Sancar'a kadar her kademede varız diyor.
İş hayatında Coca Cola'nın CEO'su Muhtar Kent'ten dünyanın en büyük 10 şirketinden biri olan BP Petrolün CEO'su Tufan Ergin Bilgiç'e kadar her kademede var. Olmalı da. Eğer bir dünya devleti olacaksak bütün bunların içinde yer almamız gerekiyor. Bu insanlar Türkiye'den gelip bilim dünyasının en tepesine yerleşmiş insanlarımız ve her geçen gün sayıları artıyor. Şimdi Coca Cola'nın başında Muhtar Kent varken orada çalışan herhangi birisi Türkler hakkında kötü konuşabilir mi, ya da Kuranı yakabilir mi? Biz aynı zamanda bütün İslam ülkelerinin de hamisi ve koruyucusu abisiyiz. Çünkü son halife bizden ve İran bize rakip olmayı çok istiyor ama nafile. Belki dikkatinizi çekti listede ki insanların pek azı Türk üniversitelerinde çalışıyor.
Bir başka ilginç durum atıf endeksleri hesaplarında 22 ana bilim dalından sadece 9 'unda Türkiye kökenli insanların bulunması, kalan on üç bilim dalında kimse yok. Ayrıca bu yüzde 1'lik kremaya katılabilmiş Türkiye kökenli 18 bilimcimizin 9'unun yani yarısının mühendislik bilimlerinde, uygulamalı bilimlerde olması da bence bir gösterge. Temel bilimlerde maalesef yeterince çok bilimcimiz yok.
Her şeye rağmen bardağın dolu tarafını görmeli. Bu 18 insanla gurur duymalıyız. Onlar sonuçta bu topraklardan çıkıp, insanlığa katkı sağlayan en seçkin isimlerimiz.
HANGİ BİLİMLERDE YOKUZ
REUTERS- THOMPSON 'un listesine baktığımızda Türkiye kökenli bilimcilerin yer almadığı 13 bilim alanı şunlar:
Zirai bilimler, biyoloji bio kimya, kimya, çevre ve ekoloji, yer bilimleri, immünoloji, materyal (malzeme ) bilimleri, matematik, mikro biyoloji, nöro bilim ve davranış bilimleri, eczacılık ve teksikoloji, psikiyatri/psikoloji.
Bunun ardından merdivenleri hızla tırmandığımızı gösteren bir haber iyi gider diye düşündüm
İstanbul Üniversitesi astronomi ve uzay bilimleri öğrencisi olan Sümeyya Akçasu New Senses uzay teknolojisi tarafından İstanbul'da düzenlenen uzay yazılım teknolojileri Hackathonu yarışmasında yapay zeka üzerine geliştirdiği 'STALLER MATE ' projesi ile birinci oldu.
Çin'de düzenlenen dünya üniversiteler atletizm şampiyonasında mücadele eden milli atletimiz Eda Tuğsuz cirit atmada 59.05 lik derecesiyle altın madalya aldı. Bunu yazmamın sebebi de hiçbir başarımızın olmadığı branşlarda da artık en öndeyiz. Türklerin ata sporu ok atmada yakın zamana kadar hiç yoktuk, Mete Gazozo kardeşimiz bunu ortadan kaldırdı ve dünyanın en iyisi oldu.
Mardinli lise öğrencisi Markus Acar Avrupa Nükleer Merkezi Cern'in yaptığı yarışmada 500 proje arasında finale kaldı.
Okşaman gereken bir yürek varsa
Esirgeme elini, hayat çok zalim
An gelir; elini, gözünü, yolunu, yüreğini alır senden
O zaman; istesen de dokunamazsın
Göremez, gidemez, söyleyemezsin
CAN YÜCEL